Eğitimde 4Ö-SİSTEMİ

   (Ön Ödemeli Özel Öğretim Sistemi)

 

Anaokulundan üniversiteye, gelir durumu ne olursa olsun, her anne ve babaya çocuklarını istedikleri özel okulda ve istedikleri üniversitenin seçtikleri bölümünde okutma imkânı veren “Ön Ödemeli Özel Öğretim Sistemi = Eğitimde 4Ö-SİSTEMİ” veya “ÖZEL OKUL HAYAL OLMAKTAN ÇIKTI” adlı proje…

İstediği bölümü kazanma ve istediği mesleğe sahip olma umuduyla, üniversite sınavlarına büyük masraflar yaparak hazırlanan yüz binlerce öğrenci sınav sonuçları açıklandığında hayal kırıklığına uğruyor. Sonunda kazandığı bölümü ya istemeyerek de olsa kabulleniyor, ya da bir yıl kaybetmeyi göze alarak yeniden hazırlanıyor.

Bu duruma bir çözüm bulunması herkesin isteği. Ancak iki milyon öğrencinin sınava girip ancak üçte birinin başarılı sayıldığı bir dönemde, çözüm uzak bir varsıyım oluyor. Dershanelerin kesin olarak kaldırılacağı açıklanmasına rağmen, öğrencilerin dershanelere akını sürüyor. Görünen o ki, çözümsüzlük çözüm gibi kabullenilmiş görünüyor.

Bu durumlardan kaynaklanan olumsuzluklara bizzat tanık oldum. Başkalarından, yazılı ve görsel basından da duyduğum olaylardan etkilenerek, Ön Ödemeli Özel Öğretim Sistemi (Eğitimde 4Ö-SİSTEMİ) adlı bir proje geliştirdim. Bu proje devlet üniversitelerini kazanamayan veya kazanıp da istediği bölümü seçemeyen öğrencilerin hayallerini gerçeğe dönüştürecektir. Üstelik düzenli bir geliri olan her anne ve babaya, gelir dengelerini bozmadan, çocuğuna istediği özel okulda veya özel üniversitede okutma imkânı verecektir. Çocuğu olan veya olacak olan her ana-babayı hatta dedeyi, nineyi heyecanlandıracak niteliktedir. Burs vermekte olan vakıflara, kurumlara, kuruluşlara ve kişilere yeni bir hizmet alanı sağlayacaktır.

 

Çünkü projenin temeli uzun vadeli ve eşit taksitlere dayanmaktadır. Ancak bankaların vermekte olduğu eğitim kredilerinden farklı olarak; geri ödemesi olmadığı içindir ki; kefil gösterme, ipotek ya da haciz gibi durumlar söz konusu değildir. Hatta mezuniyetten sonraki dönem gelirini ipotek altına alma gibi bir durum da yoktur. Sadece ilköğretimden üniversiteye kadar tüm özel okullar için taksitler ayda 300 liradan başlamaktadır. Veliler, öğrenci mezun oluncaya kadar sabit taksit seçeneğini tercih edebilirler. İsterlerse, okulların yıllık ücret artışlarındaki oran kadar, değişken taksitleri tercih ederler. Her ikisini de çekici kılacak seçenekler vardır.

    

─ Özel öğretimin güvencesi olacaktır.

─ Velilerin veya öğrencilerin geleceğini ipotek altına almayacaktır.

─ Kefil arama ve gösterme derdi olmayacaktır.

─ İcra korkusu, haciz kaygısı yaşanmayacaktır.

─ Herkes çocuğunu istediği özel okulda, seçtiği bölümde okutabilecektir.

─ Özel okulu hayal bile etmeyen insanların gündemine özel okul girecektir.

─ Devlet üniversitelerine giremeyen milyonlarca gence yeni imkân sunacaktır.

─ Özel okullar arasındaki rekabeti hızlandıracak, daha kaliteli eğiteme yöneltecektir.

─ Özel okul sayısı hızla artacak, arttığı oranda öğretmenlere imkânlar sunacaktır.

─ Devletin eğitim yükü, özel okul sayısının artması oranında azalacaktır.

Ayrıca:

─ Eğitimciler, eğitim bilimciler, eğitimle ilgilenenler… Sistemi mercek altına alacaklar!

─ Çocuğu olan her aile, sistemi merak eden herkes… Sisteme bağlı özel okullara akın edecekler!

─ Burs veren kişiler, kurumlar, vakıflar, dernekler… Yeni oluşumdan yararlanmak isteyecekler!

─ Torunu olan dedeler, nineler… Aylıklarından ayıracakları bir dilimle, torunlarının eğitim geleceğini garanti altına alacaklar, gözleri arkada kalmayacak!

─ Bebek bekleyen anneler, babalar; gençler… Çocuklarının gelecekteki eğitimi garanti altına alacaklar!

─ Özel okula özenip de maddi gücü yetmeyenler, çocuklarının özel okul hayallerini gerçeğe dönüştürecek!

─ İstediği özel okula parasal nedenlerle gidemeyenler, parasal engeli aşacaklar!

─ İstediği üniversiteyi şansa bırakmayanlar, sistemin sunduğu olanakları değerlendirecekler!

─ Öğrenciler, “Keşke şu fakülteyi, keşke bu fakülteyi yazsaydım” pişmanlığını duymayacaklar!

─ Televizyoncular, gazeteciler, radyocular; velhasıl tüm basın… Gündemlerini yeni bir eğitim sistemiyle dolduracaklar.

    

Tüm bunlar, sistemi uygulayan kuruma farklı bir gelir akışı sağlayacak.

“Özel okul pahalı” algısını unutturacak.

Yeni özel okul açılmasına ortam hazırlayacak.

Devletin eğitim politikalarına destek sağlayacak.

%2,5’luk özel okul oranını çok daha yukarılara çıkaracak.

  

 

Eğitimde ÖN ÖDEMELİ ÖZEL ÖĞRETİM Sistemi'ni Ateşleyen Kıvılcım 

        

Özel bir lisede, üçüncü katta nöbet tutuyordum. Sınıf kapısının önünde bir velinin bayıldığını gördüm. Çevrede bulanan kız öğrenciler toplandı. Bayana yardım ettiler. Ayağa kaldırmaya çalıştılar. Öğrencilerden revire götürmelerini istedim, bayan kabul etmedi. Ayağı kalkınca kendine geldi. Kızlardan da benden de özür dilemeye başladı.

  

O sırada, az ilerde bir kız öğrencinin hıçkırarak ağladığını gördüm. Yanına yaklaştım. Yardım istemedi. Baygınlık geçiren bayana, “Anne! Beni iyice rezil ettin, bir an önce gidelim!” dedi. Annesinin yanına yaklaştı, kolundan tuttu, çekekleyerek merdivenlerden indiler.

 

Öğrenciler şaşkınlık içindeydi. Sıra arkadaşı bana yaklaşarak, “Hocam, annesine yaptığını gördünüz mü?” diye sordu. Görmediğimi söyleyince, anlatmaya başladı.

 

Babasının çalıştığı firma beş-altı ay önce iflas etmiş. Bir kuruş tazminat ödemeden babasını işten çıkarmışlar. Eldeki birikimleriyle tazminat davası açmışlar. Fakat henüz sonuçlanmamış. Umutları da kalmamış. Ev kiralarını ödeyemeyecek duruma gelmişler. Bostancı’dan ayrılıp, Çekmeköy’deki anneannelerinin yanına taşınıyorlar.  Arkadaşımızı devlet okuluna vereceklermiş, artık özelde okutamayacaklarmış. Bu nedenle annesi almaya gelmiş. Okuldan alınacağını anlayınca, annesine çok kötü davrandı. Onu hiç böyle görmemiştim, şaşırdım. Annesine, haykırarak, “Beni arkadaşlarımdan ayıramazsınız! Buna hakkınız yok! Ağabeyimi hep özel okulda okuttunuz, bana gelince hadi kızım sen devlet okuluna… Asla kabul etmem! Bu yaptığınız ayırımcılıktır! Ben kız olduğum için böyle yapıyorsunuz” dedi. İşte o an, zavallı kadın, üzüntüsünden olduğu yere yığılıverdi.

 

O an kendimi çok çaresiz hissettim. Ne söyleyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim. Olayı duyan müdür yardımcısı yanıma geldi. Olayı anlattım. "Olacağı buydu, kaç aydır taksitleri de ödemiyorlardı" dedi. Sonra da Yapacak bir şey olmadığını, söyleyerek uzaklaştı.

   

4Ö-Sistemi’nin ilk filizleri de o gün oluşmaya başladı. Çünkü olaydan o kadar çok etkilenmiştim, öğrencinin annesine bağırması, annesinin yere yıkılmasından çok etkilendim. Öğretmenler odasında, derste, serviste, evde, sokakta hep aklımdaydı. “Keşke, herkesin özel okula gidebileceği bir sistem olsa!” diye düşündüm. Düşünürken, beyaz eşya satan firmaların ön ödemeli kampanyaları aklıma geldi. “Neden özel öğretimde de olmasın” dedim. Tasarladığım yol ve yöntemleri meslektaşlarımla, arkadaşlarımla, dostlarımla paylaştım. Herkesin ilgisini çekti. Beyaz eşya bayilerine gittim. Ön ödemeli kampanyalar hakkında bilgi aldım. Zafer kazanmış edasıyla anlattılar. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde ancak ön ödemeli kampanyalarla ayakta durabildiklerini ballandıra ballandıra anlattılar.

 

Yüzlerce üyesi bulunan saygın bir kurumun başkanı, değerli bir eğitimci, yardımcısını göndermiş. Sistemi anlatmak için bir saatten fazla dil döktüm. Karşılığı, “Böyle bir sisteme gerek yok ki; zaten bankalar uzun vadeli eğitim kredisi veriyorlar. Bizim üniversitemizdeki öğrencilerin büyük çoğunluğu bu krediden yararlanıyor” oldu. Bankaların kefil istediğini, faiziyle geri ödemesinin olduğunu; buna karşılık, benim önerdiğim sistemde kefilin olmadığını, geri ödemesinin bulunmadığını, taksitlerin sabit olduğunu söylesem de ikna edemedim, fikrini değiştiremedim. 

  

Başka bir kurumun en tepesindeki eğitimci, “Bu sistemi, Milli Eğitim Bakanlığı yaparsa işe yarar, kişiler yürütemez” dedi.

  

Heyecanım iyice azalmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine e-postayla gönderdim. Gönderdiğim günün ertesi, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı telefonla aradı. Tebrik etti, kutladı, teşekkür etti. Daha birçok moral verici bir sürü sözler söyledi. Öğretim kurumları tarafından oluşturulan derneklerle çalışmam önerisinde bulundu. Yeniden moral buldum, yeniden heyecanlandım.

 

 

ARŞİVDEN
 

 

Eğitimci Programları (İndir)

 

Copyright © 2048 Your Company Name | Validate XHTML & CSS