OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANMANIN 10 DOĞAL YOLU 

(Konferansın)

Sözlü Sunum              : Sefer YÜRÜK

Yer                            : CNR Kitap Fuarı, Yeşilköy

Salon No                   : Salon 2

Tarih                         : 03-04 Mart 2014 (Pazartesi, Salı)

Saat                          : 13.00

Süre                          : 50 dk.

 

OKUMAYA İSTEKLENDİREN EN DOĞAL YOL” başlıklı sunumu, 3-4 Mart 2014 Pazartesi ve Salı günleri CNR Kitap Fuarında yaptım.

İnsanları, öncelikle de öğrencileri okumaya isteklendiren 10 özgün yolu anlatmaya çalıştım. Bu yollar, 35 yıllık öğretmenlik yaşamımın farklı dönemlerinde uyguladığım ve başarılar elde ettiğim etkinliklerin başlıklarıydı. Her birinin doğuş, oluş ve uygulanış öyküsü vardır.

Okumaya isteklendiren 10 yolun hedef kitlesi ve önceliği dolaylı olarak da olsa çocuklarımızdır… Çünkü okuma kültürü konusunda, yetişkinler için yapacağımız her türlü etkinliğin ancak bugünü kurtaracağına inanıyorum; oysa önceliğimiz çocuklarımıza, öğrencilerimize ve gençlerimize yönelik olmalı; çünkü onlar için yapacağımız her türlü etkinlik geleceği kurtaracaktır.

Konuşmamın bir bölümünde yazarlarımıza, gazetecilerimize, televizyoncularımıza çağrıda bulundum; okullarımızla etkin bir iletişim içinde olmalarını istedim. Çünkü okullarımızla basın dünyamız arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Bana göre;

Okullarımız basın dünyasının arka bahçeleri,

Öğretmenlerimiz bu bahçelerin bahçıvanları,

Öğrencilerimiz ise fidanları, çiçekleri, meyveleridir.

Bahçelerin verimli olması sadece bahçıvanların bilgisi ve yeteneğiyle olmaz. Basın dünyası bahçelerin su kaynağıdır. Eğer onlardan gelen su temiz ve kaliteli olmazsa bahçelerin niteliğine zarar verir. Bu sular okulların dışındaki alanlara akarsa, yazarlarımız öyle tercih ederse, okullara sırtlarını dönerlerse; bundan hem okullar hem de kendileri zarar görür. Kitapların az satılmasından yakınırlar, az okumamızdan şikâyet ederler… Hep başka ülkeleri örnek gösterirler…

Oysa geleceğin okuyucuları çocuklarımızdır, gençlerimizdir… Onları ne kadar iyi yetiştirirsek, yani basın dünyası ile okullar el ele verirse, gelecek garanti altına alınmış olur.

 

Konuşmamın diğer bölümlerinde sözünü ettiğim doğal yollardan 10’unun başlıkları şöyle:

 

YOL 1: Öğrencilerin kontrolündeki gazeteler okuma alışkanlığı kazanmanın en etkili anahtarı olabiliyor.

YOL 2: Sınıfta öğretmeni beklerken, yemekhanede yemek yerken, kantin kuyruğunda yer tutarken, toplu ulaşım araçlarında seyahat ederken, yolda giderken öğrenciler öğrenmeyle baş başa bırakılabiliyor.

YOL 3: Öykü okutan sorular, her kademedeki gençleri okumaya isteklendiriyor

YOL 4: Türkçe soru kökleri ile her tür kitap, özellikle de 100 Temel Eser daha kolay tanıtılıyor, gençlerin okumasında daha etkili oluyor.

YOL 5: Yurt ve dünya gündemiyle ilgili haber ve yorumlar, yararlı bilgiler, önemli mesajlar soru kökleriyle ilişkilendirilirse öğrencileri çok daha fazla isteklendiriyor.

YOL 6: TÜRKÇE soru kökleri tarih, coğrafya, edebiyat, fizik, kimya, biyoloji ve matematik kitaplarındaki metin ve cümlelerle ilişkilendirilerek öğrenciler aynı anda iki derse birden çalışma imkânına sahip olabiliyor.

YOL 7: Yabancı Dil Derslerinde Nitelikli Cümle ve Paragraflar ödev yapmaktan kaçan öğrencileri bile ikna edebiliyor.

YOL 8: Okul kütüphaneleri Türkçe ve edebiyat derslerinin laboratuvarı yapılabilir

YOL 9: Reklamın sihirli gücü eğitim ortamına kolaylıkla adapte edilebiliyor.

YOL 10: TÜRKİYE OKULLAR GAZETESİ bütün okullara takdim edilebilir

 

On yoldan çıkarılabilecek sonuç, şöyle özetlenebilir: Bütün mesele, öğrenciye okuma kültürü konusunda öğütler vermekten olabildiğince uzak durarak, onların okuma ortamı içinde olmalarını sağlamaktır. Öğrencilerin okumaya karşı dirençleri karşısında sabırdan ve kararlılıktan ödün vermemektir. Sabrın ve kararlılığın sonunda okuma alışkanlığı kendiliğinden gelecektir.

Ve bir gün gelecek, eski bir öğrenciniz gazete okumadan kahvaltı masasına oturmadığı için her sabah eşinden azar işittiğini tatlı bir sitemle anımsatacaktır..

 

Konferansa Davet Mektubu:

Değerli Eğitimciler,

CNR Kitap Fuarı’nda, 3-4 Mart 2014 Pazartesi ve Salı günleri, saat 13.00-14.00 arasında “OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRAN EN DOĞAL YOL”  başlığı altında sözlü sunum yapacağım. Salon 2’de yapacağım sunuma onur vermenizi içtenlikle istiyorum.

Alışılagelmişin dışında bir yöntemle okuma alışkanlığın nasıl kazanılacağını, daha doğrusu nasıl kazandırdığımı, bizzat uyguladığım ve %75 olumlu sonuç aldığım bir uygulamadan hareketle anlatacağım. Sorularınızla destek vermenizi bekliyorum.

Bugüne değin okuduklarınızdan ve dinlediklerinizden çok farklı ve özgün bir yöntemle karşılaşacaksınız. Yüzde yüz eylem var, fakat soyut söylemlere ve öğütlere kesinlikle yer yok!

Görüşmek dileğiyle, saygılarımı ve selamlarımı sunuyorum.

 

Sefer YÜRÜK

Eğitim Uzmanı, Akademik Rehber

 

 

Konu Tanıtımı:

Başlık: OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRAN EN DOĞAL YOL – Okuma Alışkanlığının Altın Anahtarı

Bugüne kadar okuma alışkanlığı kazandırma konusunda çok şeyler söyledik; yüzlerce kitap yazdık, seminerler verdik, konferanslar yaptık… Öğretmen arkadaşım, bunlardan hareketle okuma alışkanlığı kazandırdığınız için hiç sitem eden öğrenciniz oldu mu?

Bilgine, “Dünyanın en kolay işi nedir, diye sormuşlar. O da, “Öğüt vermek” demiş. Sonra da en zor işi sormuşlar, bilgin de, ”Öğütleri yerine getirmek” demiş. Bugüne değin en kolay yolu seçtik; anne babalardan tutun da akademisyenlere, öğretmenlere, eğitimcilere, sanatçılara, siyasetçilere kadar hepimiz çocuklarımıza hep öğüt verdik. Çocuklarımız öğütlerin ne kadarını yerine getirdiler? Okunan kitap ya da gazete konusunda bir arpa boyu yol alabildik mi?

Çocuklarımıza;

― Öğüt vermeden,

― Okumanın önemini anlatmadan,

― Duvarları kitap ve okumayla ilgili güzel sözlerle süslemeden,

― Çocukların önüne kitap, dergi, gazete yığmadan,

― “Bunları oku!” demeden,

― En küçük bir baskı yapmadan,

― Issız bir yolda türkü söyler gibi,

― “Bana bir bardak su ver’ dercesine…”

― En doğal yoldan okuma alışkanlığı nasıl kazandırılır?

 

Konuşmamda hem bunları hem de;

1. Toplam 106 öğrencisi olan üç lise sınıfında uyguladığım ve %75 başarı elde ettiğim uygulamanın öyküsünü anlatacağım.

Uygulamanın beşinci haftasında, öğle teneffüsünde, öğrencilerin dörtte üçünün sınıflardan çıkmadıklarını, hepsinin de okumayla ilgili olduklarını anlatacağım!

2. Mezun olduktan yıllar sonra karşılaştığım öğrencilerimin “Hocam, sizin yüzünüzden her sabah eşimden azar işitiyorum” sitemlerini anlatacağım.

3. Türkiye üçüncüsü olan bir öğrencimin, Mezunlar Günü konuşmasında başarısının sırlarını anlatırken “Sefer Hocam, siz bile inanmıyordunuz” sözünü neden söylediğini, o sözle neyi ima ettiğini anlatacağım!

4. Türkçe ve Edebiyat derslerinin okul kütüphanelerinde yapılmasını Dawey Onlu Sistemin nasıl engellediğini anlatacağım!

5. Lise öğrencisiyken Zonguldak’ta yayınlanan mahalli gazetelerde (Haber, Şafak) “Mehmet Çelikel Lisesi Kültür ve Edebiyat Kolu Sunar” başlığı altındaki sayfamızın hem okuyan öğrenci sayısını, hem de gazetenin reklam gelirini nasıl artırdığını anlatacağım.

6. Türkiye Okullar Gazetesi’ne olan gereksinimi ve o gazetenin içeriğini anlatacağım.

 

EĞER SUNUMDAN SONRA ÇOCUĞUNUZA “OKU, ÇALIŞ, ÖDEVİNİ YAP” EMİRLERİNİ KULLANMAMAYI GÖZE ALIYORSANIZ, KONUĞUM OLACAKSINIZ DEMEKTİR.

Saygı ve sevgilerimle…

 

 

 

 

ARŞİVDEN
 

 

Eğitimci Programları (İndir)

 

Copyright © 2048 Your Company Name | Validate XHTML & CSS