İKİ KONULU SORULARIN ÖYKÜSÜ                 (Aynı Anda İki Derse Birden Çalışma Olanağı Sunan Sorular)

 

Bir gün doğum iznine ayrılan öğretmenimizin yerine, ÖSS ye üç ay kala (1998), sayısal ağırlıklı sınıfa verildim. Hep bayan meslektaşlarıma verilirdi. Terfi etmiş gibi oldum. Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesinin öğrencileri başkaydı, ne verseniz almam demiyorlardı. Öğretmenlik onlarla sanki bir sanattı.

İlk dersime özenerek yazdığım yaprak testlerle girdim. Sırayla dağıtmaya başladım. Bir süre sonra fark ettim ki sıranın gözüne koyuyorlar. Onlara döndüm, “Ne oluyor gençler,” dedim. Hep bir ağızdan “Hocam bizler Türkçe soru çözmüyoruz” deyince, “Öyleyse ben niye buradayım,” diye sordum. En önde oturan bir öğrenci izin isteyerek açıkladı: “Biz bütün derslerde böyleyiz. Sözel ders hocalarımız kitap, gazete, yazılı okuyor. Aralarda dolanıyorlar, bulmaca çözüyorlar, siz de öyle yapınız,” dedi.

Diğer açıklamalarından da anladım ki, sözel derslerde de en yüksek not onlarındı. Tartışmak anlamsız olacaktı, kısık bir sesle “Ben yapamam,” dedim. Duymazdan geldiler.

Türkçe soru köklerine fıkraları yerleştirerek ilgilerini çekeceğini düşündüm. Birkaç ders olumlu yaklaşır gibi oldular. Ancak ikinci haftanın daha ilk dersinde “Hocam, bunlar bizi kesmedi, hatırınız için sabrettik,” deyince hayal kırıklığına uğradım.

Daha etkili bir çözüm açınılmazdı. Uykularım kaçtı. Ayaktayken düşündüklerim yetmiyormuş gibi başımı yastığa koyduktan sonra hala çözüm arıyordum. Elimde değildi. Onlarca seçenekten sonra soru köklerine fizik, kimya, biyoloji ve matematik ders kitaplarından cümle ve paragraf yerleştirmenin daha etkili olacağına karar verdim. Tüm ders kitaplarını tarayarak Word’e dönüştürdüm. Bundan sonrası kolaydı. Gece yarılarına kadar soru yazmaya başladım. Bir soru, bir soru daha derken zaman akıp gidiyor, yazdıkça heyecanlanıyordum. Daha çok yazmak geliyordu içimden.

Nihayet yazdığım soruları sınıfta tepegöz ile duvara yansıttım. Başlarını kaldırdılar, geri yaslandılar. Sayısal ders konularıyla ilişkilendirilmiş metinleri okuyunca, “Hocam bunlar Matematik,” dediler. Soru köklerini okumalarını istedim, gülümsediler. Şimdilik ilgilerini çekmeyi başarmıştım. Fizik, Kimya, Biyoloji konularıyla ilişkilendirilmiş sorular art arda geldikçe başka kaynaklarla ilgilenmeyi bıraktılar. Yorum yapmaya başladılar. Haklıydılar, çünkü onlara Türkçe bilgi ve yeteneklerini geliştirirken aynı zamanda öteki derslerle ilgili bilgilerini güncelleme fırsatı sunuyordum. En güzeli de dershane kaynaklı kitapları ders sonuna kadar hiç açmamaları oldu.

Deneyimli bir soru yazarı değildim. Sözel sınıflar da sitem edince iyice zorlandım. Bu yüzden sayısal ve sözel ders öğretmenlerinin hafta içinde işledikleri konuların tümünü içerecek kadar soru üretemiyordum. Zümre arkadaşlarım birlikte yazmaya sıcak bakmadılar. Çözüm olarak sınıfta öğrencilerle birlikte soru yazmayı düşündüm. Onları kendileri için çok yararlı bir çalışma olacağına ikna ettim. İyi ki de etmişim, çok yararlı oldu. Öğrencilerimin edebiyat derslerine öteki derslerle ilgili konu anlatım kitaplarıyla gelmelerini istedim. Soru kökleri benden, paragraf ve seçenek cümlelerini bulmak onlardandı. Kabul görüp tahtaya yazılan her cümlenin değeri 5 (beş) puandı. 100 puanı tamamlayan sözlü notunu hak etmiş oluyordu. Hem ders hem not çok isteklendirici oldu.

Öğrencilerin yakıştırdığı adla, iki konulu sorular çok tutmuştu. Sınav gününe kadar, üç ay hiç ara vermedik. Yüzlerce soru yazdık. Bu uygulamanın ne kadar yararlı olduğunu yine kendileri anlattı. Sınavdan sonra öğretmenler odasının kapısında gözleriyle ilk beni arayanlardan biri koparırcasına boynuma sarıldı. Belki sekiz-on saniye sürdü ama sanki bana saatler gibi geldi. Heyecan içinde, “Hocam sınavda hangi soruyu okusam, sınıfta cümle ararken çevirdiğimiz sayfalar art arda gözümün önüne geldi. Böyle olacağını hiç düşünmemiştim, meğer ne yararlı iş yapmışız”, dedi.

Resmi okullarda denemeğe çalıştığım birçok projeyi gerçek anlamda uygulayabilirim düşüncesiyle 2003’te emekliliğimi istedim. İlk görev yaptığım okulda olmadı, “Eski köye yeni adet getirme” duvarıyla karşılaştım. Daha sonra çalıştığım okullarda iki konulu soru yazmayı sürdürdüm.

Çok yerleşkeli bir eğitim kurumunun Üsküdar şubesinde, sırf dekolte kıyafette ısrar etmesi nedeniyle sözleşmesi yenilenmeyen tarih öğretmeni arkadaşım nöbette olduğum kata geldi. Merdiven başında nefes nefese, “Sefer Hocam hem teşekkür hem de tebrik etmek istiyorum” dedi.  Nedenini sormama gerek kalmadan devam etti. “Kampüsler arası deneme sınavında iki kez birinci olmamızda payınız çok büyük. Öğrencilere başarılarından dolayı teşekkür ederken, ‘Sefer Beye de teşekkür edin’ dediler. Çünkü yazılı ve deneme sınavlarına sizin verdiğiniz yaprak testlerle hazırlanmışlar. Ne olur yazmaya devam edin. Bundan dolayı da tebrik ediyorum.”, dedi. Gülümseyerek, “Nasıl olur, onlara hiç Tarih testi vermemiştim ki, hep Türkçe yaprak test vermiştim.”, deyince o da gülümsedi, vedalaştık.

 

 

İki Konulu Soru ile - Bir Taşla İki Kuş Vurmak 

 

Öğrencilerin Türkçeyle ilgili soruları çözme isteklerinde, soru tabanlarına kaynaklık eden metinlerin çok büyük önemi var. Bu nedenle İyi Örnekler Lisesinde soru tabanlarına kaynaklık eden metin ve cümleler; uydurma ya da rastgele kaynaklardan alınmak yerine; edebiyat, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ve matematik kitaplarındaki metinlerden seçildi. Böylece iki konulu soruların temeli atılmış oldu. İki Konulu Sorularla, Türkçeye çalışırken aynı anda ayrı bölümler halinde; tarihe, coğrafyaya, fiziğe, matematiğe, biyolojiye ve kimyaya da çalışabilecekler.

Çözüm önerisi:

Görev yaptığım okullarda İKİ KONULU SORULAR’LA bu soruna çözüm buldum. Konu tarama testlerinde, YGS ve LYS denemelerinde tek konulu soruları bir kenara bıraktım; tarih, coğrafya, edebiyat, matematik, fizik, kimya ve biyoloji konularıyla ilişkilendirilmiş Türkçe sorular yazdım. Son on yıl içinde dört bini aşkın soru yazmışım. Derslere göre tasnif ettim. Dershane yöneticileri çok beğendikleri, çok takdir ettikleri halde; kitap olarak basmaya veya telif haklarını almaya yanaşmadılar. Yayınevleri ise, dershanelerle rekabet edemediklerini belirttiler.

İki konulu sorulardan tüm ortaöğretim öğrencilerinin yararlanması sağlanmalıdır. Özellikle katsayının kalkmasından sonra, iki konulu sorular, meslek liseleri öğrencileri için apayrı bir önem taşımaktadır.

 

ARŞİVDEN
 

 

Eğitimci Programları (İndir)

 

Copyright © 2048 Your Company Name | Validate XHTML & CSS