ÖYKÜ OKUTAN SORULAR

İlköğretim okulu 8. sınıf velileriyle toplantısı olduğunu söyleyen bir öğretmen arkadaşıma, "Ben de katılmak isterim, izin verir misiniz?" diye sordum. Memnun olacağını söyleyince, beraberce üçüncü kata çıktık.

Konu SBS idi. Tartışmaların odağında öğrencilerin soru çözmekten bıktıkları, kitap okumadıkları, cep telefonu ve internet vardı. Bir velinin "Hocam, soru çözdüremiyorum. Kızım bana "Anne bıktım, hep aynı sorular, çöz çöz hep aynı... İstemiyorum..." diyor. Bana bir yol gösteriniz, lütfen" diyen sözleri karşısında öğretmen arkadaşımın çaresizliğine tanık oldum. Velinin sözleri bana da ÖYKÜ OKUTAN SORULARIN ilk kıvılcımını işaret etti. Acaba olur mu, olmaz mı, derken yoğun uğraşlardan sonra olabileceğini gördüm.

Türkçe soru kökleri için gerekli olan paragraf ve cümleleri seçtiğim bir öyküden aldım. Üstelik bunu olay örgüsüne zarar vermeden yaptım. Deneme yaptığım okullarda olağanüstü ilgi görünce daha çok yazma isteği duydum.

Daha sonra Türkçe soru köklerini masallarla, halk hikâyeleriyle, şair ve yazar anılarıyla, Türk sanat müziği güfteleriyle, güncel şarkı sözleriyle ve diğer edebi konularla ilişkilendirdim.

Amacım öğrencilerin belleklerinde olup da unutulan Türkçe anlama ve kavrama yeteneklerini güncelleştirmelerini sağlamak, hem de okuma isteklerini harekete geçirmekti. Bu amacıma fazlasıyla ulaştığımı görmekten heyecan duydum.

Öğrencilerin yoğun ilgisinin yanında daha çok öğrencilerin anne ve babalarının yoğun talebiyle karşılaştım. "Çocuklar tek konulu dershane sorularından bıkmışlardı. Hep aynı olduklarını söylüyorlardı. Nasıl olsa kitap okumuyorlar, okutamıyoruz. Bu sorular çok güzel; hem soru çözüyorlar hem öykü okuyorlar. Çok hoşlarına gitti" diyerek, daha çok soru istediler.

Elbette ki öykünün aslını okumaya benzemez, ancak  hiç okumayan ya da az okuyan öğrenciler için bir basamak oluşturuyorlar.

Bu çalışmalarımda, her yaprak test bir öykü içermektedir. Aşağıdaki örnekte de göreceğiniz gibi, öykülerin aslını bozmamaya özen gösterdim.

ŞİMDİ, "ÖYKÜ OKUTAN SORULAR"A DESTEK VERECEK BİR SPONSOR BEKLİYORUM

   

 

ÖRNEK YAPRAK TEST

Türkçe Konusu              : Dilbilgisi Karma Konular

Öykü                            : KAŞAĞI               

Öykünün Yazarı             : Ömer Seyfettin

Soruları Yazan               : Sefer Yürük

Soru sayısı                    : 18

 

 

1. Ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen çayın hüzünlü şırıltısını işitirdik.

"Çay" sözcüğünün bu cümledeki anlamına uygun sözcük, aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

A) Evimiz iç çitin büyük kestane ağaçları arkasındaki bahçede kaybolmuş gibiydi.

B) Annem, İstanbul’a gittiği için benden bir yaş küçük olan kardeşim Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmıyorduk.

C) Bu, babamın seyisi, yaşlı bir adamdı, sabahleyin erkenden ahıra koşuyorduk.

D) En sevdiğimiz şey atlardı; Dadaruh’la birlikte onları dereye, çıplak sırtlarına binmek, ne doyulmaz bir zevkti.

 

2. (1) Hasan korkar, yalnız binemezdi. (2) Dadaruh onu kendi önüne alırdı. (3) Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak istiyorduk. (4) Bunlar eğlenceli bir oyundan daha çok hoşumuza gidiyordu.

Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi vardır?

A) 1  B) 2         C) 3         D) 4

 

3. Aşağıdakilerin hangisinde "yan" sözcüğü, cümlede kazandığı anlamla eşleştirilmiştir?

A) Hele ahırda ineklerin (yanında) yapılan tımara bayılırdım.

Bir şeyin önü, arkası, altı ve üstü

B) Bu en zevkli şey için at seyise ilk başta (yan) bakardı.

Bakışlarla sevgi belirtisi göstermek

C) (Yanında) getirdiği kaşağıyla Dadaruh tımara başlardı…

Birlikte, beraber yürüme

D) Seyisin (yan) işi olmasına rağmen Dadaruh, tıkı… tık… tıkı… tık… sesleriyle yerinde duramazdı.

İkinci derecede olan

 

4. Aşağıdaki sözlerin hangisinde bir durum gerekçesiyle birlikte anlatılmıştır?

A) ─ Ben de yapacağım! diye tuttururdum.

B) O vakit Dadaruh, beni Tosun’un sırtına koyar, elime kaşağıyı verir, “Hadi yap!” derdi.

C) ─ Bu demir gereci hayvanın üstüne sürter, ama o uyumlu tıkırtıyı çıkaramazdım.

D) ─ Kuyruğunu sallıyor mu? diye sorardım, o da “Sallıyor” derdi.

 

5. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sonuç-neden ilişkisi vardır?

A) Eğilirdim, uzanırdım; ama atın sağrısından kuyruğu görünmezdi.

B) Her sabah ahıra gelir gelmez,

C) ─ Dadaruh, tımarı ben yapacağım, derdim.

D) ─ Yapamazsın, daha küçüksün, derdi.

 

6. ─ Yapacağım.

─ Büyü de öyle.

─ Ne zaman?

─ Boyun at kadar olduğunda…

At, ahır işlerinde yalnız tımarı beceremiyordum. Boyum atın karnına bile varmıyordu. Oysa en keyifli, en eğlenceli şey buydu. Sanki kaşağının düzenli tıkırtısı Tosun’un hoşuna gidiyor, kulaklarını kısıyor, kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu. Tam tımar biteceğine yakın huysuzlanır, o zaman Dadaruh, “Höyt..” diye sağrısına bir tokat indirir, sonra öteki atları tımara başlardı.

Bu paragrafın anlatımında aşağıdakilerin hangisi kullanılmıştır?

A) Tanımlama

B) Öyküleme

C) Benzetme

D) Tanık gösterme

 

7. Ben bir gün yalnız başıma kaldım. Hasan’la Dadaruh dere kenarına inmişlerdi. İçimde bir tımar etmek hırsı uyandı. Kaşağıyı aradım, bulamadım. Ahırın köşesinde Dadaruh’un penceresiz küçük bir odası vardı. Buraya girdim. Rafları aradım. Eyerlerin arasına falan baktım. Yok, yok! Yatağın altında, yeşil tahtadan bir sandık duruyordu. Onu açtım. Az daha sevincimden haykıracaktım. Annemin bir hafta önce İstanbul’dan gönderdiği armağanlar içinden çıkan fakfon kaşağı, pırıl pırıl parlıyordu. Hemen kaptım. Tosun’un yanına koştum. Karnına sürtmek istedim. Rahat durmuyordu. Seyisin, “…” sözleri aklıma geldi.

─ Sanırım acıtıyor? dedim.

Bu metinde üç nokta ile belirtilen yere aşağıdaki atasözlerinden hangisi getirilirse seyisin uyarısı anlatılmış olur?

A) İnsan ayaktan, at tırnaktan kapar.

B) Atlar leblebiden nem kapar.

C) Atın tepmezi, itin kapmazı olmaz

D) At huyundan, it suyundan vazgeçmez.

 

8. Gümüş gibi parlayan bu güzel kaşağının dişlerine baktım. Çok keskin, çok sivriydi. Biraz köreltmek için duvarın taşlarına sürtmeye başladım. Dişleri bozulunca yeniden denedim. (G) Gene atların hiçbiri durmuyordu. Kızdım. Öfkemi sanki kaşağıdan çıkarmak istedim. (Y) On adım ilerdeki çeşmeye koştum. Kaşağıyı yalağın taşına koydum. (K) Yerden kaldırabildiğim en ağır bir taş bularak üstüne hızlı hızlı indirmeye başladım. (S) Sonra yalağın içine attım.

İstanbul’dan gelen, üstelik Dadaruh’un kullanmaya kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezdim, parçaladım

Yukarıdaki paragrafta düşüncenin akışı­nı kesen bir eksiklik bulunmaktadır. Bu eksikliği gidermek için G, Y, K, S harfleriyle belirtilen boşlukların hangisine " İstanbul’dan gelen, üstelik Dadaruh’un kullanmaya kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezdim, parçaladım." cümlesi getirilmelidir?

A) G  B) Y         C) K         D) S

 

9. Babam, her sabah dışarıya giderken bir kere ahıra uğrar, öteye beriye bakardı. Ben o gün gene ahırda yalnızdım. Hasan evde hizmetçimiz Pervin’le kalmıştı. Babam çeşmeye bakarken, yalağın içinde kırılmış kaşağıyı gördü; Dadaruh’a haykırdı:

─ Gel buraya!

(…), bilmem neden, çok korkmuştum. Dadaruh şaşırdı, kırılmış kaşağı ortaya çıkınca, babam bunu kimin yaptığını sordu. Dadaruh,

─ Bilmiyorum, dedi.

Bu metinde üç nokta ile belirtilen yere aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilirse parçada anlatılanlar özetlenmiş olur?

A) Sesim soluğum çıkmadı

B) Soluğum kesilecekti

C) Serkeş son soluğu kasap dükkânında alırmış

D) Soluk soluğa kaldım

 

10. Bana bakan abamın gözleri döndü, daha bir şey sormadan,

─ Hasan dedim.

─ Hasan mı?

─ Evet, dün Dadaruh uyurken odaya girdi. Sandıktan aldı. Sonra yalağın taşında ezdi.

─ Niye Dadaruh’a haber vermedin?

─ Uyuyordu.

Çağır şunu bakayım.

Bu metinde altı çizili sözcüklerden han­gisi fiilimsidir?

A) Bakan

B) Sandıktan

C) Vermedin

D) Çağır

 

11. Çitin kapısından geçtim. Gölgeli yoldan eve doğru koştum. Hasan’ı çağırdım. Zavallının bir şeyden haberi yoktu. Koşarak arkamdan geldi. Babam pek sertti. Bir bakışından ödümüz kopardı. Hasan’a dedi ki:

─ Eğer yalan söylersen seni döverim!

─ Söylemem.

─ Pekâlâ, bu kaşağıyı niye kırdın?

Hasan, Dadaruh’un elinde duran alete şaşkın şaşkın baktı! Sonra sarı saçlı başını sarsarak,

Babasının sorusu karşısında korkudan heyecanlanan Hasan, aşağıdakilerden hangisini söylemiştir?

A) ─ Ağabeyim kırmıştır, dedi.

B) ─ Onu ilk defa görüyorum, dedi.

C) ─ Ben kırmadım, dedi.

D) ─ Ben nasıl kırabilirim, dedi.

 

12. ─ Yalan söyleme, diyorum.

─ Ben kırmadım.

─ Doğru söyle, darılmayacağım. Yalan çok kötüdür, dedi. Hasan inkârda direndi. Babam öfkelendi. Üzerine yürüdü “Utanmaz yalancı” diye yüzüne bir tokat indirdi.

─ Götür bunu eve; sakın bunu bir daha buraya sokma. Hep Pervin’le otursun! diye haykırdı.

Bu metnin ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yalan söylemek çok kötü bir davranıştır.

B) Başkasına iftira atmak çok yanlıştır.

C) Araştırıp sorgulamadan birini suçlu saymamalıyız.

D) Yalan söyleyenler mutlaka cezalandırılmalıdır.

 

13. Dadaruh, ağlayan kardeşimi kucağına aldı, çitin kapısına doğru yürüdü. Artık ahırda hep yalnız oynuyordum. Hasan evde hapsedilmişti. Annem geldikten sonra da bağışlanmadı. Fırsat düştükçe, “O yalancı” derdi babam. Hasan yediği, tokat aklına geldikçe ağlamaya başlar, güç susardı. Zavallı anneciğim benim iftira atabileceğime hiç ihtimal vermiyordu. “Aptal Dadaruh, atlara ezdirmiş olmasın?” derdi.

Yazar, bu metinde anlatımı kuvvetlendirmek için yer verdiği zıtlıkların en baskın olanı hangi seçenekte verilmiştir?

A) İki kardeşin birbirinden farklı karakterdi oluşu

B) Hasan’ın zayıf, ağabeyinin daha büyük oluşu.

C) Hasan’ın ağlaması, ağabeyinin üzülmesi.

D) Anne ve babanın olaylara karşı farklı tavırları.

 

14. (1) Ertesi yıl annem, yazın gene İstanbul’a gitti, biz yalnız kaldık.

(2) Hasan’a ahır hâlâ yasaktı; geceleri yatakta atların ne yaptıklarını tayların büyüyüp büyümediğini bana sorardı.

(3) Birtakım tekir kuşlar getiriyorlar, kesip kardeşimin boynuna sarıyorlardı, babam ise yatağın başucundan hiç ayrılmıyordu.

(4) Bir gün birdenbire hastalandı, kasabaya at gönderildi, doktor geldi, “Kuşpalazı”na yakalanmış, dedi; hemen ardından çiftlikteki köylü kadınlar eve üşüştüler.

Kaç numaralı cümle, bu paragraftaki düşünce akışına göre en sonda yer almalıdır?

A) 1  B) 2         C) 3         D) 4

 

15. Dadaruh çok durgundu. Pervin hüngür hüngür ağlıyordu(1)

─ Niye ağlıyorsun(2) diye sordum.

─ Kardeşin hasta.

─ İyi olacak.

─ İyi olmayacak.

─ Ya ne olacak?

─ Kardeşin ölecek (3) dedi.

─ Ölecek mi(4)

Bu metindeki kaç numaralı boşluğa ünlem (!) işareti konmalıdır?

A) 1  B) 2         C) 3         D) 4

 

16. Ben de ağlamaya başladım. O hastalandığından beri Pervin’in yanında yatıyordum. O gece hiç uyuyamadım. Dalar dalmaz, Hasan’ın hayali gözümün önüne geliyor “İftiracı! İftiracı!” diye karşımda ağlıyordu.

Pervin’i uyandırdım.

─ Ben Hasan’ın yanına gideceğim, dedim.

─ Niçin?

─ Babama bir şey söyleyeceğim.

─ Ne söyleyeceksin?

Pervin’in sorduğu soruya göre, Hasan, aşağıdakilerden hangisini söylemiştir?

A) ─ Kaşağıyı ben kırmıştım, onu söyleyeceğim.

B) ─ Kardeşim Hasan’dan özür dileyeceğim.

C) ─ Kardeşim Hasan’ı çok merak ediyorum, görmeliyim.

D) ─ Hasan’ın canı sıkılmıştır, ona arkadaşlık edeceğim.

 

17. ─ Hangi kaşağıyı?

─ Geçen yılki. Hani babamın Hasan’a darıldığı…

Sözümü tamamlayamadım. Derin hıçkırıklar içinde boğuluyordum. Ağlaya ağlaya Pervin’e anlattım. Şimdi babama söylersem, Hasan da duyacak belki beni bağışlayacaktı.

─ Yarın söylersin, dedi.

─ Hayır,. şimdi gideceğim.

─ Şimdi baban uyuyor, yarın sabah söylersin. Hasan da uyuyor. Onu öpersin, ağlarsın, seni bağışlar.

─ Pekâlâ!

─ Haydi, şimdi uyu!

Yazar, bu metinde anlatımı kuvvetlendirmek için aşağıdaki dil ve anlatım özelliklerinin hangisinden yararlanmıştır?

A) Deyimlerden

B) Eksiltili cümlelerden

C) Atasözlerinden

D) Diyalogdan

 

18. (1) Sabaha kadar gene gözlerimi kapayamadım. (2) Hava henüz ağarırken Pervin’i uyandırdım. Kalktım. (3) Ben içimdeki zehirden vicdan azabını boşaltmak için acele ediyordum. Yazık ki, zavallı suçsuz kardeşim, o gece ölmüştü. (4) Sofada çiftlik imamıyla Dadaruh’u ağlarken gördük. Babamın dışarıya çıkmasını bekliyorlardı.

Bu parçada numaralanmış cümlenin hangisinde dolaylı tümleci vardır?

A) 1  B) 2         C) 3         D) 4

 

 

 

ARŞİVDEN
 

 

Eğitimci Programları (İndir)

 

Copyright © 2048 Your Company Name | Validate XHTML & CSS