FIRSAT EŞİTLİĞİ SINIFTA YOK Kİ!

Aynı sınıfta bulunmak zorunda bırakılan; okuyarak öğrenme, dinleyerek öğrenme, yazarak öğrenme, özet yaparak öğrenme, tartışarak öğrenme, araştırarak öğrenme, sorgulayarak öğrenme, projeyle öğrenme, denemeyle öğrenme, izleyerek öğrenme gibi alışkanlıkları olan öğrencilerin tümünü, her gün aynı sınıfta 8-10 ders boyunca sadece dinleme, yazma ve soru çözümü yoluyla öğrenmeye zorlamak ne kadar doğru bir eğitim-öğretim yaklaşımıdır?

 

 

 

Uzaktan Öğretimde Kazanım ve Süreç Yönetimi

(Lise ve Ortaokullar için Özgün Model Önerisi)

 

SUNUŞ

Yapılandırmacı öğretim modelinden hareketle bireysel öğrenmeyi ön plana çıkaran bu program, resmi ve özel liselerde okul müdürlerinin özel izniyle gerçekleşen uygulamaların uzantısı olarak doğan özgün bir projedir. Yetkili bir komisyon veya Öğretmenler Kurulları tarafından biçimlendirmeye ve geliştirmeye açıktır.

14 Eylül 2020 itibarıyla uzaktan eğitim konusunda alandaki öğretmenin önüne bir seçenek sunulmuş değil. Yüz yüze öğretimde olduğu gibi yine aynı konu, aynı öğrencilere, aynı ekranda, aynı sürede ve aynı yöntemle anlatılıyor. Öğrencilerin akademik düzeyleri, öğrenme biçimleri ve öğrenme süreçleri göz önünde bulundurulamıyor. Bu konuda çözümü öğretmenden beklemek, sorunu çözümsüzlüğe terk etmek anlamına gelir. Nitekim dün akşam alandan bir öğretmen arkadaşım, 42 öğrencisinin tamamını telefonla aramasına rağmen ancak 8’inin ekrana geldiğini söylüyor ve başkalarının daha kötü durumda olduğunu göstererek kendini başarılı sayıyor. Böyle olmamalı.

Projeyi, sosyal medya kanalıyla ulaştığım yirmiden fazla eğitimci ve akademisyenden gelen eleştiriler doğrultusunda güncelleştirdim. Eleştirilerin özetini projenin sonuna ekledim.

Bütün dileğim bu proje ilgili ve yetkili birimlere ulaşır, resmi okullar ve özel okullar bağlamında Türk Milli Eğitim sisteminde bir Milat oluştursun. Buna içtenlikle inanıyorum, çünkü öğrencilerdeki isteği ve başarıyı canlı canlı gördüm.

ÖZET

Uzaktan eğitim sürecinde, online canlı dersleri en az yüz yüze dersler kadar verimli kılmak amacıyla tasarlanan Kazanım ve Süreç Yönetim Sistemi öğretim programlarındaki kazanımları esas almakta ve öğretim sürecinin kazanımlar bağlamında yönetilmesini öngörmektedir.

Branş öğretmenlerinden oluşturulan Planlama Kurulu ya da Zümre Öğretmenler Kurulu müfredattaki kapsamı geniş olan bazı kazanımları bölerek sayılarını artırır. Oluşturduğu kazanımları, “Öğrenme Ölçütü” adıyla özel bir tabloya aktarır. Her ölçütün sağ yanında puan değeri ile öğrenci ve öğretmen onay kutucuğuna yer verir.

Süreç yönetimi okul müdürünün sorumluluğunda olur; sistemi önce öğretmenlere anlatır daha sonra da birlikte davet ettiği veli ve öğrencilere anlatır.

Öğrenciler velileriyle birlikte öğretmenlerinin de desteğiyle ölçüt tablosunu inceler,  %50-%100 arasında ölçüt seçerek kendi müfredatlarını oluşturur. Seçilen ölçütlerin puan toplamları öğrencilerin dönemlik ve yıllık hedefi olur. Öğrenciler velileriyle birlikte tabloyu imzalayarak sınıf öğretmenlerine teslim eder.

Derslerde öğrenciler bireysel veya grup halinde, öğretmenlerin yönlendirdiği kaynaklarla tanışırlar, araştırma ve sorgulama yaparlar, yorumlarlar, bulgularını sınıf arkadaşlarıyla paylaşırlar, etkinlik yaparlar; öncelikle de öğrenmeyi öğrenirler. Öğrendikleri ölçütleri sınıf önünde sözlü anlatırlar, en az iki kez eksiksiz anlatıların puanları onaylanır. Kısacası dersler ölçütleri anlama, anlatma, kavrama ve anında ölçme biçiminde yürütülür.

Okul veya öğretmenler tarafından yapılan online ve yüz yüze sınavlarda her öğrenci sadece seçtiği ölçütlerden sorumlu olur. Dolayısıyla tüm öğrencilerin aynı anda sınava katılmaları, başka bir deyişle aynı gün ve saatte okula gelmeleri gerekmez.

Dönem sonlarında okullar tarafından yapılan ortak sınavlar ile MEB tarafından yapılan merkezi sınavlar birinci derece ölçütlerin tamamını kapsar.

  GEREKÇE

 a. Okullarımızda okutulmakta olan bütün ders kitapları 2005-2006 öğretim yılından bu yana Yapılandırmacı öğretim modeline göre hazırlandığı halde, hemen hemen resmi özel tüm okullarımızda Öğretmen Merkezli Öğretim modeli almış başını gitmektedir.

b. Okullarımızda yüz yüze yapılan derslerde aynı konu, aynı sınıfta, aynı yöntemle, aynı sürede anlatıldığı içindir ki, öğretmenlerimiz çoğu zaman doğaçlama yoluyla konu anlatmaktan, not tutturmaktan, soru çözmekten; öğretmen desteğine daha çok gereksinim duyan öğrencilere zaman ayıramıyor.

ç. Uzaktan eğitimde canlı ders anlatacak öğretmenler, eğer kendilerine yüz yüze öğretimi aratmayacak nitelikte bir program/tasarım önerilmezse ve dersleri yüz yüze öğretimde olduğu gibi uzaktan canlı derslerde de ‘konu anlatımı, soru çözümü, ders notu yazdırma ve ödev’ ve benzeri uygulamalarla sürdürmek zorunda kalırlarsa, birkaç ders/hafta içinde öğrencisiz kalma riskiyle karşı karşıyalar.

d. 31 Ağustosta fiilen uzaktan eğitim ve öğretime başlayan öğretmenlerimize, uygun bir seçenek sunulmuş değil. Yüz yüze öğretimde olduğu gibi yine aynı konu; aynı ekranda, aynı sürede ve aynı yöntemle anlatılıyor. Öğrencilerin akademik düzeyleri, öğrenme biçimleri ve süreçleri göz önünde bulundurulamıyor. Bu nedenle öğrencileri öğrenmeye yönlendirme ve isteklendirme konusunu öğretmenlerden bekleniyor, oysa bugüne kadar olduğu gibi sorun yine çözümsüzlüğe terk ediliyor.

e. Eğitim sistemimiz uzun yıllardır yürüme bandında adeta oyalanıp duruyor, bir türlü doğal yoluna geçip bir hamle yapamıyor. Her ne kadar Sayın Bakanımız Ziya Selçuk ile vücut bulan 2023 Eğitim Vizyonu gerçekçi bir beklenti yaratmış olsa da, şimdi Pandemi süreci eğitimdeki değişimi önümüzdeki 2020-2021 eğitim ve öğretim yılına çekti.

f. Uzaktan eğitime katılmayan öğrencileri tekrar tekrar arayarak, hatta velilerine şikayet ederek ekrana davet etmek veya zorlamak sonuç vermiyor.

g. Şu gerçeği görmemiz gerekir; ekrana bir türlü yaklaşmayan öğrencilerin öğrenme biçimleri ve öğrenme süreçleri farklı olduğu içindir ki, onlar yüz yüze öğretim derslerinde de derse katılmayanlardır. Onlar için gerçek bir çözüm kaçınılmaz olmuştur.

h. Yüz yüze öğretimde hep öğretmenin etkin olmasından dolayı öğrencilerde kalıcı öğrenme gerçekleşmiyor. Eğer önlem alınmazsa aynı durumun uzaktan eğitim sürecinde de olacağı açıktır.

 ÖĞRENCİ VİZYONU

a. Öğrenciler, öğrenmeyi öğrenirler.

b. Sorumluluk yüklenirler, yüklendikleri sorumluluğu yerine getirme gayreti gösterirler.

c. Öğretmenlerine bilginin kaynağı gözüyle bakmaktan kurtulurlar, onun gerçek bir yol gösterici olduğunu anlarlar.

d. Öğrenciler kendi müfredatlarını yaparak neyi, niçin, ne zaman nerede, ne kadar sürede, nasıl ve kiminle öğrenileceğini planlarlar.

e. Öğrenciler arasındaki öğrenme düzeyi, biçimi ve süreci gibi bireysel farklılıklar sorun olmaktan çıkar.

f. Sınıf ortamında araştırma, tartışma, yorumlama ve sorgulama alışkanlığı kazanırlar.

g. Bilgi edinme ve öğrenme yolları üzerinde rekabet yerine paylaşımı esas alırlar.

h. Öğrenci dersten önce, o derste hangi ölçütün işleneceğini bilir, ona göre ön hazırlık yapar.

ı. Bilgisayarı ve interneti olmayan öğrenciler öneriler kaynaklardan seçtikleri ölçütleri kavrarlar.

ÖĞRETMEN VİZYONU

 a. Bir türlü vazgeçemediğimiz öğretmen merkezli öğretim yaklaşımı sona erer.

b. Öğretmen bilginin rehberi olduğunu kabullenir.

c. Öğretmen anlatmak yerine öğrencileri dinler.

d. Öğretmen yazdırmak yerine kaynak gösterir.

e. Yapılandırmacı öğretimi tanımasıyla bilginin kaynağı konumuna geçmez.

f. Öğretmen zamanının büyük kısmını, öğretmen desteğine gereksinim duyan öğrencilere ayırır.

g. Akıllı tahtalarla gündem olan ekran merkezli öğretimin saltanatı son bulur.

h. Öğretmen-öğrenci, öğretmen-veli, öğretmen-yönetici uyumu ve diyalogu iyileşir.

KAPSAMA HANGİ OKULLAR GİRİYOR?

 Uzaktan canlı (çevrimiçi) veya yüz yüze öğretim yapan resmi ve özel tüm ortaöğretim kurumları,

Ortaokullar,

Uzaktan öğretim yapan üniversiteler…

KAPSAMA HANGİ DERSLER GİRİYOR?

Koşulları uygun olan okullarda tüm derslerin kapsama alınması önerilir.

Tam öğrenme konusunda en çok gereksinim duyulan; Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı ve Matematik derslerine öncelik verilmelidir.

Sayısal ağırlıklı dersler, Sözel ağırlıklı dersler, Görsel Sanatlar, Müzik, Seçmeli dersler…

PROGRAM KAÇ GÜNDE UYGULANIR HALE GELİR?

 

KONULAR

GÜN

 

1

Branş öğretmenlerinden oluşacak Planlama Kurulunun oluşması

5

 

2

Planlama kurulunun kazanımları inceleyip sayılarını artırması

4

 

3

Kullanma kılavuzunun hazırlanması

2

 

4

Kamuoyunun bilgilendirilmesi

1

 

5

Okul müdürlerinin öğretmen, veli ve öğrencilere tanıtması

3

 

6

Veli ve öğrencilerin ölçüt seçimi yapması ve okula teslim etmesi

5

 

 

TOPLAN GÜN SAYISI

20

 

 

PLANLAMA KURULU KİMLERDEN OLUŞUR?

a. Planlama kurulu; sisteme dâhil edilecek dersler bağlamında deneyimli, birikimli ve yetenekli öğretmenlerden oluşur. Okul bünyesinde ise  Planlama Kurulunun görevini Zümre Öğretmenler Kurulu yapar.

b. Planlama kurulu sayısı, kapsama alınacak ders sayısı kadardır.

c. Kapsama alınacak dersleri ve o derslerle ilgili öğrenme ölçütü sayılarını belirler.

d. Bu kurullar aynı günde toplanır, çalışmalarını aynı sürede tamamlar.

e. Hazırladıkları kılavuz doğrultusunda programı akademik anlamda yürütürler.

 SİSTEMİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER

 a. Hemen hemen bütün ülkelerin 1970’li yıllarda terk ettiği Öğretmen Merkezli Öğretim yaklaşımına son verilir. Onun yerine Yapılandırmacı öğretim etkin kılınır. (Bütün ders kitapları Yapılandırmacı öğretime göre hazırdır.)

b. Öğrenciler HANGİ KAZANIMIN; niçin, ne zaman, nerede, ne kadar sürede, nasıl ve kiminle öğrenileceğini öğretim yılı başında öğrenirler; öğretmen-veli-öğrenci üçgeni aylık ve yıllık çalışma değerlendirmesi yapar. Öğretmene süreci yönetmek kalır.

c. Mizacı farklı olan, tarlada çalışan, çobanlık yapan, tableti-interneti olmayan, kısacası tüm öğrencilere fırsat eşitliği sağlar. Ayrıca öğrencilerin akademik düzeyine, öğrenme sürecine, öğrenme yöntemine ve öğrenme tekniğine ayrı ayrı karşılık verir.

d. İnterneti, tableti, bilgisayarı veya özel çalışma ortamı olmayan öğrenciler öğretmenlerinin önerdiği kaynaklardan yararlanır, belirlediği ölçütleri o kaynaklar kanalıyla kavrar. Kendi başına kavrayamadığı ders veya ölçütler için öğretmenini arar, okula dönüşünde hızlandırmaya katılır.

e. Çeşitli nedenlerden dolayı engeli olup da derse katılamayan öğrenciler bu eksikliklerini telafi etmek için sahip oldukları ölçüt listeleri bağlamında kendilerine özgü öğrenme yöntemleri geliştirirler, eksik ölçütlerini tamamlar.

f. Öğrenciler; çağdaş ve özgür düşünme, yorumlama, sorma, sorgulama, araştırma, hayal kurma ve ekip çalışması gibi alanlarda yeni alışkanlıklar kazanır.

g. Veliler, farkında olmadan kendilerini sistemin içinde bulurlar. Çocuklarının yetersiz kaldığı ölçütleri bildikleri için olanakları ölçüsünde onlara destek verirler. Böylece yeni bir veli anlayışı yaratılmış olur ki, bu veliler bulundukları her ortamda sistemin gönüllü elçisi gibi davranırlar.

h. Veli ve öğrencilerde her yıl sorun olan sınav korkusu ve stresi tümden yok olur. Çünkü yazılı sınavlarda öğrencilere sadece ölçütler sorulacağından beklentileri sınırlı olur, yani kavradıkları ölçüt kadar başarılı olacaklarının bilincinde olurlar.

ı. Okullarda yapılan yerel sınavlarda öğrencilerin seçtikleri ölçütlerden sorulması nedeniyle öğrenciler iyi hazırlanmış ve özgüven içinde okula giderler. Sorular öğrenciye özel olması nedeniyle tüm öğrenciler aynı gün okula davet edilmez, bu konuda hazırlanan bir takvime göre sınava girerler.

ÖLÇÜT (Kazanım) TABLOSU

 a. Yürürlükteki Kazanım Sayıları: Eski Öğretim Programlarındaki “Hedef”  sözcüğünün karşılığı son yıllardaki öğretim programlarında “Kazanım” olarak adlandırılmıştır. Ders kitapları bu kazanımlar bağlamında hazırlandığı gibi, MEB tarafından yapılan merkezi sınavlar ile okullarda yapılan ortak sınavlarda da sorular hazırlanırken bu kazanımlar esas alınır. Öyleyse öğretmen tüm kazanımları kavratmaya, öğrenci de tüm kazanımları kavramaya odaklanır. Yıllık ders planları da kazanımlara göre tasarlanır.

Şu an uygulamadaki kazanım sayıları çok yetersizdir (Tablo 1). Örneğin Türk Dili ve Edebiyatı dersi programında 95 kazanım vardır. Üstelik bu kazanımlar 9, 10, 11 ve 12.sınıflar için ortaktır. Bazı kazanımların altında, ayraç içinde hangi sınıfa ait olduğu belirtilmiş olması yerine her sınıfla ilgili kazanımlar ayrı başlık altında verilmesi daha iyi olurdu.

YÜRÜRLÜKTEKİ ÖĞRETİM PROGRAMLARI (2018)

Tablo 1

DERSLER

Haftalık Ders Saati

KAZANIM SAYILARI

TOPLAM

9. Sın.

10. Sın.

11. Sın.

12. Sın.

TDE **

5

95 (Tüm sınıflarda ortak) *

95

TARİH

2

72

72

72

 

216

Ç. Türk ve D. Tarihi

4

 

 

 

144

144

COĞRAFYA

2

100

100

100

100

400

MATEMATİK

6

41

27

28

34

130

FİZİK

(2) - (4)**

44

39

64

68

215

KİMYA

(2) - (4)**

38

23

35

31

127

BİYOLOJİ

(2) - (4)**

11

17

34

29

91

TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

2

 

 

 

33

33

DKAB

2

21

29

17

22

89

* Kazanımlar tüm sınıflarda okutulmadığı için, sayılar sınıflara göre değişiyor.

1540

** Sol ayraçlar 9 ve 10, sağ ayraçlar 11 ve 12. sınıfların ders saatini gösterir

Not_: 2018 yılında güncellenen ve halen yürürlükte olan Öğretim Programlarından alınmıştır.

 

b. Önerilen Ölçüt Sayıları: Bazı derslerin öğretim programlarındaki kazanım sayıları öğretim yılındaki hafta toplamının altındadır. Bu yüzden bazı kapsamı geniş kazanımlar bölünerek sayıları artırılır. Sayıları 100 ile 250 arasında değişir ve “Öğrenme Ölçütü” olarak adlandırılır (Tablo 2). Bazı sözel derslerde daha fazla kazanım olabilir.

ÖNERİLEN ÖLÇÜT (Kazanım) TABLOSU

Tablo 2

DERSLER

Haftalık Ders Saati

Dönemler

ÖNERİLEN KAZANIM SAYILARI

TOPLAM Ölçüt

9. Sınıf

10. Sınıf

11. Sınıf

12. Sınıf

TDE

5

1.Dönem

80

80

125

125

820

2.Dönem

80

80

125

125

TARİH

2

1.Dönem

50

50

80

 

360

2.Dönem

50

50

80

 

Ç. Türk ve D. Tarihi

4

1.Dönem

 

 

 

100

200

2.Dönem

 

 

 

100

COĞRAFYA

2

1.Dönem

50

50

80

80

520

2.Dönem

50

50

80

80

MATEMATİK

6

1.Dönem

50

50

80

80

520

2.Dönem

50

50

80

80

FİZİK

(2) - (4)*

1.Dönem

50

50

80

80

520

2.Dönem

50

50

80

80

KİMYA

(2) - (4)*

1.Dönem

50

50

80

80

520

2.Dönem

50

50

80

80

BİYOLOJİ

(2) - (4)*

1.Dönem

50

50

80

80

520

2.Dönem

50

50

80

80

TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

2

1.Dönem

 

 

 

50

100

2.Dönem

 

 

 

50

DKAB

2

1.Dönem

50

50

80

80

520

2.Dönem

50

50

80

80

           * TDE 11 ve 12. sınıflarda 100 kazanım Türkçe ve Türk Dili için…

4600

Not_: Bu tablo bilgi amaçlıdır. Nihai sayıları planlama kurulları belirler.

 

c. Dönem Ölçütlerinin Puan Değerlerinin Hesaplanması:

Birinci ve ikinci dönem ölçütleri 100 tavan puana bölünerek bulunur.

ÖNERİLEN ÖLÇÜTLERİN PUAN TABLOSU

Tablo 3

DERSLER

Önerilen Ölçütlerin (Kazanım) Puan Değerleri

9. Sınıf

10. Sınıf

11. Sınıf

12. Sınıf

TDE

1,25

1,25

0,8

0,8

1,25

1,25

0,8

0,8

TARİH

2

2

1,25

 

2

2

1,25

 

Ç. Türk ve D. Tarihi

 

 

 

1

 

 

 

1

COĞRAFYA

2

2

1,25

1,25

2

2

1,25

1,25

MATEMATİK

2

2

1,25

1,25

2

2

1,25

1,25

FİZİK

2

2

1,25

1,25

2

2

1,25

1,25

KİMYA

2

2

1,25

1,25

2

2

1,25

1,25

BİYOLOJİ

2

2

1,25

1,25

2

2

1,25

1,25

TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

 

 

 

2

 

 

 

2

DKAB

2

2

1,25

1,25

2

2

1,25

1,25

Öğretmenler, uygulamada kolaylık olması amacıyla  puan değerlerini 10 ile çarpabilirler.

Örnek 1: 1,25x10=12,5                   Örnek 2: 1x10=10

 

d. ÖLÇÜT GRUPLARI:

Ölçütler okul çeşitliliği, çevre koşulları ve okul olanakları göz önünde bulundurularak önceliği ve önem derecesine göre iki gruba ayrılır.

Birinci grupta yer alan ölçütler tüm okullar için ortaktır. Yerel ve merkezi sınavlarda sorular bu ölçütlerden seçilir. Tüm öğrencilerin öğrenmeleri önerilir. Derslerin olmazsa olmaz denecek konuları kapsarlar. Bir sonraki sınıftaki konularla da ilişkileri olmaları nedeniyle öğrencilere ve velilere iyi anlatılmaları gerekir. Özellikle puanla öğrenci alan okulları gitmek isteyen öğrenciler bu ölçütlerin tamamını seçmelidir.

İkinci grupta yer alan ölçütler sonraki yıllarda işlenecek konularla bağlantılı olmayan ölçütlerdi. Sadece yerel sınavların kapsamına girerler. Yılsonu ortak veya MEB tarafından yapılan merkezi sınavların kapsamında olmaz.

İkinci grup ölçütler öğretim yılını oluşturan toplam hafta sayısının yarısından fazla olamaz.

Yıllık plana dahil edilirler, yıllık plandaki takvim paralelinde ölçüt çizelgesinde de gösterilir.

Aynı haftada birden fazla ikinci grup ölçüte yer verilmez.

Ölçüt çizelgesinde

Örnek vermek gerekirse;

Türkçe veya Türk Dili ve Edebiyatı dersiyle ilgi derslerde roman, öykü ve bilimsel kitapların okunmaları olabilir.

İzlenen bir tiyatronun değerlendirmesi,

Etkinliklere katılması, destek vermesi,

Sahnelenen tiyatro oyununda rol alması, katkı sağlaması,

Şiir dinletisi etkinliğine katılması…

Okulların fiziki imkânları, öğretmen durumları, çevre koşulları, öğrencilerin düzeyleri ve teknolojik donanım yetersizlikleri gibi nedenlerle bu ölçütlerden bazıları hakkında, zümre öğretmenleri Öğretmenler Kurullarının da tavsiyeleri doğrultusunda çıkarım yapabilir.

 ÖLÇÜT ÖRNEKLERİ VE ÖLÇÜT TABLOSU

e. Ölçüt Örnekleri: Planlama kurulu tarafından hazırlanan ölçütler, Tablo 3’te görüldüğü gibi öğrenci ve velilerin kolay anlayabileceği bir tabloya aktarılır. Bu tabloda ölçütlerin sağ yanına puan değeri yazılır. Onun sağda da öğrenci tercih kutucuğu ve öğretmenin onay bölümüne yer verilir. (Ölçüt ve tablo örnekleri: Tablo 3)

olcut1

ÖLÇÜT TABLOSUNU PDF olarak incelemek için uraya tıkla

PROGRAMIN TANITILMASI

Programın duyurulmasıyla ilgili yetkili kişi sadece okul müdürleri olmalıdır. Müdür kılavuz rehberliğinde programı inceler. Daha sonra program yapımcısı veya Planlama Kurulu tarafından hazırlanan PPT sunumuyla önce öğretmenlere anlatır. Bütün öğretmenler ikna edilmeye çalışılır.

Aynı gün veya sonraki günlerde Pandemi kısıtlamalarına uyun biçimde öğrenci ve veliler birlikte okula davet edilir. Toplanma ortamlarının yeterlilik durumuna göre veli öğrenci toplantıları birden fazla oturumlara, ya da farklı günlere yayılabilir. Okul müdürü aynı sunumu bu kez veli ve öğrencilere yapar. Programın başarısı onların ikna edilmesine bağlıdır. Çünkü hem yeni ve farklı bir programla ilk kez karışılacaklar, bunun yanında uzaktan öğretim konusundaki tereddütleri giderilmeye çalışılacak.

Hem öğretmen hem de velilerin yanıtsız kalan soruları olursa, okul müdürü planlama kurulunu arayacak.

Eğer program MEB tarafından tüm resmi okullarda uygulanmak amacıyla gündeme alınmış ve ön çalışmalar yapılmışsa, kamuoyuyla paylaşım iki aşamalı olmalıdır.

Birinci aşaması MEB yetkilileri tarafından yapılan duyurudur. Bu duyurunun içeriği programın ayrıntılarına girilmeden yapılmalıdır. Hem veliler hem de eğitimciler büyük bir merak içinde bırakılır. Bu da okul müdürü tarafından yapılacak toplantılara ilgiyi ve katılımı etkiler. Aksi halde basın ve yayın organlarında yer alan olumlu-olumsuz yorumlar veliler tarafından okunabilir. Özellikle olumsuz yorumları okuyanlar hem yorumun hem de yorumu yapan kişinin etkisinde kalırlar. Doğal olarak bu veliler müdür tarafından yapılan toplantıda her şeyi biliyor görünebilirler, bunu kendileri için marifete dönüştürmek isterler. “Falanca şöyle dedi”, “Filanca şunu yazdı…” gibi doğruluğu kanıtlanmayan söylemlerle zaman kaybına neden olurlar. Bu konuda geçmiş dönemlerde basın ve sosyal medyanın iyi sınav vermediği de biliniyor, bu nedenle -başarılabilirse- basın ve kamuoyu programın ayrıntılarını okul müdürlerinden öğrenmeleri yararlı olur.

Öte yandan sosyal medyada olumlu yorumları okuyan ve açıklamaları dinleyen veliler tam olarak öğrendiklerini var sayarak müdürün davetine katılmayı gereksiz bulabilirler. Oysa müdür tarafından yapılan toplantılara tüm velilerin katılımı çok önemlidir.

Veli ve öğrencilerin okula daveti, Pandemi kurallarına uygun biçimde organize edilmesine gereken hassasiyet gösterilir.

ÖĞRENCİ HEDEFİ VE ÖNEMİ

 Okullarımızda eğitim ve öğretim gören öğrencilerimizde hedef belirleme ve hedefe odaklanma gibi bir alışkanlık yok. Hedefleri sorulduğunda bir şeyler söylerler, ancak belirttikleri hedef gerçek hedefleri olmaz.

Hedef belirleyen öğrencinin o hedefe ulaşma isteği ve düşüncesi ÖĞENMEYİ ÖĞRENMESİ için olmazsa olmaz değerdedir. Çünkü öğrenci niçin öğrenmeyi öğrenmesi gerektiğini bilmelidir. Aksi halde hedefi olmayan bir öğrenciye öğrenmeyi öğretmek zordur, belki de olanaksızdır.

Çünkü hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgârın yardım edemeyeceği gibi; hedefi olmayan bir öğrenciye de hiçbir öğretmen nasıl yardım edemez.

Bir öğrenci, öğretim programındaki kazanımların tümünü öğrendiği zaman, o dersin sınavlarından tam puan alacağına inanır. Olması gereken bu... Ancak alandaki gerçek böyle değil. Bu yüzden de öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin yaşadığı sınav stresi bu olumsuzluktan kaynaklanıyor. Öğrencilerin hedef belirlememesinin en belirleyici nedeni; kazanım-öğrenme-güven unsurları arasında uyumsuzluktur.

Öğretmen; bilginin yerini, ona nasıl ulaşılacağını ve onun nasıl kullanılacağını bilen biri olarak öğrencilerini yönlendirir. Onlara hedef belirlemenin önemini ve getirilerini kavratır.

Öğrenciler, kendilerine imza karşılığı teslim edilen ölçüt tablosundan seçim yaparlar.

Seçtikleri ölçütlerin puan değerleri toplamı öğrencilerin dönemlik veya yıllık hedeflerini oluşturur.

İlerleyen süreç içinde hedefini yükseltmek istene öğrencilerin yükseltmelerine yazılı sınav sonralarında izin verilir.

OKULLAR ÖLÇÜT EKLEYEBİLİR Mİ?

 Proje okulları, fen liseleri, özel yönetmeliği olan okullar ile koşulları uygun olan Anadolu liseleri ve ortaokullar Öğretmenler Kurullarının tavsiyeleri doğrultusunda Zümre Öğretmenler Kurulu kararıyla mevcut ölçütlere yeni ölçüt eklemeleri yapabilirler. Ancak bu ölçütler sadece ilgili okulların yerel sınavlarını kapsar, merkezi sınavlarda göz önünde bulundurulmaz.

Dersler bazında yapılan akademik hedef uygulaması, eksiksiz biçimde deneme sınavları için de uygulanması önerilir.

 SINIFTA EĞİTİM ÖĞRĞETİM YÖNETİMİ

 a. Öğretmen daima bilginin rehberi konumunda olur, gerekli gördüğü veya öğrenciler istediği zaman konu anlatımı yapar.

b. Dersin ilk on dakikasında geçmiş derslere ait ölçütleri anlatmak isteyen öğrenciler dinlenir. Ondan sonra öğrenciler getirdikleri kaynaklardan haftanın ölçütlerini araştırırlar. Birbirleriyle görüş alışverişinde bulunurlar.

c. Öğretmenin yönlendirmesiyle grup çalışması yapılır.

d. Ölçüt tablosu her an öğrencilerin yanında olamayacağı varsayımıyla dersin konusuyla ilgili Öğrenme Ölçütleri yazı tahtasının veya ekranın sol üst bölümünde yer alır. Tüm derslerde bu uygulamadan ödün verilmez.

c. Öğrenci ekranda veya derste yer alan ölçütlerin hangi sırayla işlendiğini takip eder, ders akışı içinde neleri kavradığına dair öz değerlendirme yapar, kendi açısından dersin verimli geçip geçmediğini sorgular, anlayamadığı ölçütleri arkadaşlarına sorar, öğretmenden destek ister.

d. Dersler haftanın ölçütleri esas alınarak yürütülür. Gerekmedikçe konu dışına çıkılmaz. Öğretmen öğrencilerle sürekli iletişim halinde olur, daha çok öğretmen desteğine gereksinim duyan öğrencilere yardımcı olur. Öğrencilerin derse gelmeden önce kazanımlarla ilgili bilgi toplamalarını sağlar, gerekli gördüğü konularla ilgili olarak öğrenciler arasında beyin fırtınası’ yaptırır. Beyin fırtınasının sonucuna göre isteyen öğrenciler proje görevi alırken diğerlerine de araştırma çalışması önerir, geri kalanlara da ödev konusu verir.

e. Öğretmenin performansı, öğrencilerin önceden belirledikleri hedeflere ulaştıkları oranla belirlenir. Öğrencilere baskı yapmak yerine beyan ettikleri sorumlulukları yerine getirmeleri için hem yönlendirir hem de isteklendirir. Bu konuda öğretmenlerin sabırlı olması önerilir. Çünkü yeni karşılaştıkları özgür ve bireysel ders sürecinde öğrencilerin çalışma hızlarının ve istekli olma durumlarının biraz geç geldiği görülmüştür.

f. İlerleyen zamanlarda öğretim yılı başında seçtiği ölçütleri yetersiz bulanlar olacaktır. Ders öğretmenleri bu öğrencilerin hedeflerinde güncelleme yapmalarına izin verir. Değişiklikleri zümre öğretmenleri ve okul yönetimine bildirir. Aynı zamanda rehber öğretmenler ve velilerle paylaşılır.

g. Programın diğer bir boyutu da, canlı derslerden önce öğrencilerin kazanımlar konusunda araştırma yapmasıdır. Sahip olduğu kaynaklardan yararlanırlar. Dersle ilgili kazanımları az veya çok kavramaya çalışırlar. Bu yöntem sayesinde ders sürecinde arkadaşlarının ve öğretmenlerinin önünde mahcup duruma düşmeyeceklerinden emin olurlar ve sabırsızlıkla ders saatini bekler. Böylece ekrandan uzak durmalarına neden olan bazı olumsuz varsayımları öğrencilerin kendileri ortadan kaldırmış olurlar.

h. Öğrencilere canlı veya yüz yüze yapılacak yazılı sınavlarda sadece yazılı olarak belirledikleri Öğrenme Ölçütlerinden sorulur. Sınav öncesinde öğrenciler yetersiz oldukları kazanımlar üzerindeki çalışmalarını yoğunlaştırır. (Bu konuda çok faklı kaynaktan kavramaya çalışıyorlar, sonuçta bir şey öğrenirlerken farkında olmadan çok fazla şey öğrendiklerinin farkına varıyorlar. Bu da daha çok isteklenmelerini sağlıyor.)

ı. Özel nedenlerinden dolayı derse katılamayan öğrenciler bu eksikliklerini telafi etmek için kendine özgü yöntemler üretebiliyor. Zaten kavratılacak konular belli olduğu için veliler de nasıl destek vereceklerini biliyor, öğrencinin eksiksiz olarak sınava hazırlanmasını sağlıyorlar. (Resmi ve özel okullarda yaptığım uygulamalarda velilerin olağanüstü çaba gösterdiklerine, okulla daha sıcak ve yapıcı iletişim kurduklarına ve çok memnun kaldıklarına tanık oldum.)

i. Özellikle yazılı sınavlarda, önceden belirledikleri puanları tutturmak öğrenciler arasında adeta yapıcı bir yarışa neden oluyor. Bu yarış sıkı bir rekabetten çok birlikte çalışmadan kaynaklanan bir yarıştır. Bir arkadaşının 100 puan hedefine eriştiğini görünce, kendisini motive ediyor, kendi hedefini de yükseltmek istiyor. Bu yarış aynı zamanda öğrencilerde bilmekten doğan sevince kaynak oluyor; sevinçlerini öğretmeniyle, aileleriyle, arkadaşlarıyla paylaşmaktan çok hoşlanıyorlar. En çok da ölçütlerle ilgili açıklamaları başarıyla yaptıkları zaman anında puan almaya bayılıyorlar.

j. Öğretmen merkezli öğretimden kaynaklanan alışkanlıkla yüz yüze öğretimi çoğunlukla KONU ANLATIMI ve SORU ÇÖZÜMÜ biçiminde sürdüren öğretmenlerimiz, bu yöntemle BİLGİNİN REHBERİ olmanın önemini ve gereğini canlı olarak yaşıyorlar. Böyle gelmiş böyle gider anlayışından kaynaklanan müzminleşmiş alışkanlıklarından uzaklaşıyorlar.

k. Neyi, niçin, ne zaman, nerede ve kiminle öğretileceğinden emin olan öğretmen, öğrenci karşısında daha dik duruyor, sınıf yönetiminin ipini öğrencilere vermiyor. Buna karşılık öğrenciler de neyi öğrenemediklerinin tartışmasını yapmak yerine öğretmenleriyle daha sıcak bir diyalogu tercih ediyor. Sınavlarda “Bu konuyu işlemedik” gibi yakınmalar olmuyor, onun yerini özgüven duygusuyla olumlu tartışmalar dolduruyor.

l. Öğretmenlerin dikkat etmeleri gereken en önemli konulardan biri de, Öğrenme Ölçütleri üzerine konu anlatırken kesinlikle not tutturmamalıdır. Soran veya açıklama isteyen öğrencilere bazı ipuçları vermeleri doğal karşılanabilir, ancak yazdırma yoluna başvurmaları öğrenmenin akışını ezberlemeye yönlendirir.

m. Uygulamanın not tutturmaya dönüştürülmemesi konusunda birinci derecede okul müdürü, müdür yardımcıları ve zümre başkanları sorumluluk üstlenmelidir.

n. Programın öğretmenler için getirdiği en önemli yeniliklerden biri de, yüz yüze derslerde konu anlatırken yüksek sesle ve sık sık “Susun, dinleyin, önüne bak, konuşmayın” ve benzeri söylemlerden kurtulmuş olmalarıdır.

YAZILI SINAVLAR

 a. Okullarda öğretmenler tarafından yapılan yerel sınavlar uzaktan online ve yüz yüze olmak üzere iki aşamada yapılır. Onlaine sınavda alınan puanın %30’u ile yüz yüze yapılan sınavda alınan puanın %70’i toplanır.

b. Sınavlara katılabilmek için öğrenciler yazılı tarihinden önceki hedeflerine ulaşmış olmaları gerekir. Aksi takdirde sadece o öğrencilerin sınavları ertelenir. Tam puan alamadıkları ölçütleri tamamlamaları için ek süre verilir.

c. Yerel sınavlarda öğrencilerin seçtikleri ölçütlerle ilgili konulardan sorulur.

d. Öğrencilere verilen sınav kâğıdında ya her öğrenciye özel ayrı sorular yer alır, ya da yazılı kapsamındaki ölçütlerin tümüne yer verilir. Her sorunun yanında ait olduğu ölçüt numarası da belirtilir. Öğrenciler sadece kendi seçtikleri ölçütlerle ilgili soruları yanıtlar. (Sınavlar konusunda değişiklikler yapılabilir)

e. Sorular öğrencilerin belirledikleri Kazanımlardan seçileceği için yüz yüze sınavlara tüm öğrencilerin aynı anda katılmaları gerekmez, öğrenciler gruplandırılarak haftanın farklı günlerine yayılır.

 DÖNEM SONU VE MERKEZİ SINAVLAR

 Dönem sonlarındaki yerel veya merkezi sınavlar tüm ölçütleri kapsar. Bu konularla ilgili açıklamalar ölçüt tablosunun alt kısmındaki açıklama bölümünde belirtilir.

Bu sınavlarda elde edilen puanlar öğrencilerin dönem sonu ortalamalarını etkiler, son sınıf öğrencilerinin ise diploma notlarına yansır.

VELİ TAAHHÜDÜ

Çocuğunu okula göndermek istemeyen veliler okul yönetimine özel hazırlanmış metinle taahhütte bulunurlar. Taahhüt yapan veliler, çocuklarının ölçütler bağlamındaki her türlü sorumluluğunu kişisel olanaklarını kullanarak yerine getireceklerini, online derslere eksiksiz katılacaklarını kabul ederler. Aynı zamanda online ve yüz yüze yapılacak sınavlara katılırlar. Sınavlara katılmak için diğer öğrencilerle aynı koşulları yerine getirmek zorundadırlar. Bu kapsamdaki öğrenciler online derslerde ölçüt anlatımını yaparlar, ölçütlerle ilgili hedef puanlarını tamamlar.

 SÜREÇ BAŞARISININ İZLENMESİ / TAKİBİ

Uzaktan veya yüz yüze eğitimin en önemli püf noktalarından biri de başarı seyrinin nasıl izleneceğidir. Bu konuda yapılacak izleme, müfettiş veya başka sıfatla okulları dolaşan uzmanlarla olmaz, olursa da amaca hizmetten uzak kalır, göstermelik olmaktan kurtulamaz.

Süreci izlemenin en işlek yolu bölüm başkanları ve okul yöneticilerinden başka üçüncü bir birime izleme yetkisi verilmesidir. İzleme yetkisi verilen kişiler zaman zaman öğrencileri ararlar, kavradıkları ölçütleri dinlerler.

Öğretmenlere güven çok önemli ve değerli olduğu halde, bu durum sınıf yönetiminin büsbütün onlara teslim edilmesi anlamına gelmemeli. Her gün, her hafta öğrenciler bazında denetlenebileceklerini göz önünde bulundurmaları gerekir.

Bu nedenle, tüm okullardaki öğrencilerin imzalayarak teslim ettikleri tabloların bir nüshası il ve ilçelerde kurulan Ölçme ve Değerlendirme Kurullarına gönderir. Bu konuda elektronik ortamın kullanılması hem daha işlek hem de daha ekonomik olur.

Kurul merkezlerinde oluşturulacak birimler telefonla kendilerine bağlı okullardaki öğrencileri ararlar, öğrendiklerini beyan ettikleri, yani tam puan aldıkları ölçütleri bir kez de kendilerine anlatmalarını ister. Öğrencilerin yapacağı açıklama doğrultusunda, o dersin öğretmenine puan verilir. Aynı zamanda bu puanların toplamı okulun başarısını gösterir.

Bazı okullar, özellikle de özel öğretim kurumları Ölçme ve Değerlendirme kurulu yerine, okullarında oluşturacakları bir birimle, öğretmenlerin bilgisi dışında öğrenci ölçüt taraması yaptırabilirler.

Değerlendirme taraması konusunda tek veya az yerleşkesi olan okullar aralarında işbirliği yapabilirler.

 YAPILAN ELEŞTİRİLER

 1. Pek çok meslektaşım ve bazı yöneticiler derste işlenecek konuların öğrenciler önceden verilmesini doğru bulmadılar. Bazı öğrencilerin kasıtlı araştırma yaparak öğretmenleri sınıfta zor duruma düşüreceğini iddia ettiler. Kesinlikle katılmadım.

2. Bazı meslektaşlarım ezberi teşvik edeceğini belirttiler. Ezbere dayalı öğretime karşı olsam da bu görüşü ileri sürenlere şu soruyu yönelttim: ‘Derslerinizde hangi uygulamanızı kavrayarak/anlayarak öğrenmeye örnek gösterebilirsiniz?’ Bu soruya yanıt veren olmadı. Oysa kavrayarak öğrenmeye bu programda o kadar çok örnek var ki, sadece öğrencilerin öğrenmeyi öğrenmeleri bile yeter. Onlar da ikna oldular.

3. “Bireyselleştirilmiş Öğretim Modeli-Keller Planı” ile benzerlikten söz edildi. Benzerlik olabilir. Keller adını duydum, hatırlamıyorum ama makalelerini de okumuş olabilirim, ancak adı geçen plan içeriği hakkında bilgim yok.

 

Not_: İstanbul’un en yüksek puanla öğrenci alan okullarından birinde gerçekleşen bu eğitim olayının öyküsünü Hababam Sınıfı’nın unutulmaz kahramanı Mahmut Hoca’nın başından geçmiş gibi anlattım. Okumak isteyenler: http://www.iyiorneklerlisesi.com/inekleraras%C4%B1na.html buradan erişebilirler.